İçeriğe atla
Klinik Psikolog Buse Akçay
← Blog

Yöntem

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) nedir, hangi sorunlarda uygulanır?

Mayıs 2026 9 dk okuma

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT veya İngilizce kısaltmasıyla CBT), Aaron T. Beck tarafından 1960'larda geliştirilmiş, bugün dünyada en yaygın araştırılan ve uygulanan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. BDT'nin temel mantığı şudur: düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız sürekli birbirini etkiler. Bir düşünce belirir, bir duygu uyanır, bir davranış gerçekleşir, bu da yeni bir düşünceyi tetikler. Bu döngünün bir noktasında müdahale edebilmek, çoğu sorunda anlamlı bir değişikliğe alan açar.

Yapılandırılmış ve hedefe odaklı bir görüşme

BDT'yi diğer bazı psikoterapi yaklaşımlarından ayıran üç temel özelliği vardır: yapılandırılmış olması, görece kısa süreli olması ve seans dışında ev ödevi içermesi. Görüşmeler genellikle bir gündemle başlar — geçtiğimiz hafta neler oldu, ne üzerinde çalışmak istiyoruz — ve seans sonunda bir sonraki haftaya kadar denenecek somut bir uygulamayla biter.

Sürecin kaç görüşme olacağı baştan planlanmaz. Başvuru sebebine ve danışanın temposuna göre ilerler; nerede olduğumuzu yol boyunca birlikte değerlendiririz.

Hangi sorunlar için araştırma desteği var?

Dünya Sağlık Örgütü ve birçok ulusal sağlık otoritesi, BDT'yi aşağıdaki tablolarda 'birinci basamak' müdahale olarak önerir:

  • ·Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı.
  • ·Hafif ve orta şiddette depresif duygu durum.
  • ·Obsesif kompulsif bozukluk (BDT'nin alt başlığı 'maruz bırakma ve tepki önleme' — ERP).
  • ·Travma sonrası stres bozukluğu (travma odaklı BDT varyantları).
  • ·Uyku problemleri (BDT-I, uykusuzluk için BDT).
  • ·Yeme bozukluklarının bazı alt tipleri.
  • ·Ergen ve genç yetişkinlerde performans/sınav kaygısı.

Bir BDT seansında neler olur?

Bir BDT seansı genellikle şöyle ilerler: Önce o haftanın 'duygu durumu kontrolü' yapılır. Sonra bir önceki seansın ev ödevi değerlendirilir — ne yapıldı, neyin işe yaradığı görüldü, neyin zorlandığı not edildi. Ardından bu haftanın merkezi konusu üzerinde çalışılır; bu, otomatik düşüncelerin yazılı kayda alınması, bir korkulan durumla küçük dozda yüzleşmenin planlanması veya bir davranışsal denemenin kurgulanması olabilir. Seans, bir sonraki haftanın ev ödeviyle kapanır.

Ev ödevleri okul ödevi değildir; danışanın yaşamına entegre edilmiş küçük, somut, ölçülebilir denemelerdir. Örneğin sosyal kaygıyla çalışan bir danışan için 'bu hafta tanımadığın bir kasiyere bir cümle ekstra söyle ve nasıl hissettiğini not et' gibi bir ödev olabilir.

BDT'nin sınırları ve birleşik yaklaşım

BDT her sorun için tek başına yeterli bir yaklaşım değildir. Erken dönem örselenmelerin derinden işlendiği vakalar, ağır kişilik örüntüleri veya uzun süreli bağlanma yaraları çoğunlukla BDT'nin kısa-vadeli pratiğinden öte, daha uzun ve farklı kuramsal çerçeveler içeren süreçlere ihtiyaç duyabilir.

Pratikte deneyimli görüşmeciler tek bir kuramı saf biçimde uygulamak yerine, BDT'nin yapılandırılmış pratiğini farklı yaklaşımlarla (örn. duygu odaklı, psikodinamik, EMDR) harmanlar. Önemli olan, hangi danışan için hangi kombinasyonun anlamlı olduğunu birlikte belirleyebilmektir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve bir psikolog görüşmesinin yerini tutmaz. Acil bir durumda lütfen 112 Sağlık Acil Servisi veya 182 İntihar Önleme Hattı'nı arayınız.

Görüşme talebi

Sürece dair sorularınızı doğrudan iletebilirsiniz.